Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) tükenmişlik sendromunu (burnout) mesleki bir fenomen olarak resmi literatüre alması, ofis odaklı çalışan şirketler için oyunun kurallarını değiştirdi. Gallup verilerine göre, teknoloji ve hizmet sektöründe çalışanların %23'ü sürekli, %44'ü ise zaman zaman yoğun tükenmişlik yaşıyor. Maliyeti mi? Düşen yaratıcılık, artan hata payı (yazılım bug'ları, yanlış finansal raporlar) ve durdurulamayan yetenek kaybı (brain drain).

ISO 45003 ve Psikososyal Risklerin Yönetimi
Geleneksel İSG (İş Sağlığı ve Güvenliği) yaklaşımları baret ve çelik burunlu ayakkabıya odaklanır. Ancak hibrit çalışan bir yazılım mühendisinin veya çağrı merkezi temsilcisinin en büyük riski fiziksel kazalar değil; ergonomik bozukluklar, ulaşılamama hakkının (right to disconnect) ihlali ve kronik strestir. Tam bu noktada ISO 45003 standardı, iş yerindeki psikososyal risklerin ölçülmesi ve yönetilmesi için yöneticilere çok net bir çerçeve sunar.

Sahada gördüğümüz temel problem; insan kaynakları departmanlarının düzenlediği "mutluluk seminerleri" veya ofisteki langırt masalarının yapısal stres yükünü çözeceğinin sanılmasıdır. Oysa asıl sorun, projelere atanan gerçekçi olmayan teslim (deadline) süreleri ve bulanıklaşan görev tanımlarında yatmaktadır.
Yönetim Kurulunun Sorması Gereken 3 Soru
- Evden (Remote) çalışan personelimizin ergonomik çalışma koşulları kurum tarafından yasal standartlara uygun şekilde denetlenip destekleniyor mu?
- İş yükü planlamamızda psikososyal riskleri bir iş güvenliği tehdidi olarak kurum içi risk analizlerine (Risk Değerlendirme Raporu) dahil ediyor muyuz?
- Personel devir hızındaki (Turnover) artışın kök nedenlerini, operasyonel iş yükü ve yönetim stili üzerinden hiç analiz ettik mi?
Hizmet sektörüne özel ISO 45001 sistem kurulumu, ISO 45003 psikososyal risk değerlendirmesi ve ergonomik çalışma prosedürlerinin tasarlanması için danışmanlık hizmetlerimizden yararlanabilirsiniz.