CDP'nin 2023 Tedarik Zinciri Raporu, kurumsal sera gazı emisyonlarının ortalama %75'inden fazlasının değer zincirinden — yani Kapsam 3 kategorisinden — kaynaklandığını ortaya koyuyor. Buna karşın pek çok kuruluş ESG raporlamasında Kapsam 1 ve 2 rakamlarını yayımlarken Kapsam 3'ü "veri toplama güçlüğü" gerekçesiyle atlamaya devam ediyor. CSRD ve giderek artan yatırımcı baskısı, bu seçeneği artık geçersiz kılıyor.

Kapsam 3 zorluğunun teknik ve örgütsel boyutlarını anlamak, hem ölçüm stratejisini hem de azaltım önceliklerini belirlemek için kritik öneme sahip.
Kapsam 3'ün 15 Kategorisi: Nerede Odaklanmak Gerekiyor?
GHG Protokolü, Kapsam 3'ü 15 kategoride tanımlıyor. Bu kategorilerin tümünü aynı hassasiyette ölçmek ne pratik ne de gerekli. Önemlilik ilkesi burada da geçerli: Sektöre göre en yüksek emisyonu barındıran 3-5 kategori, toplam Kapsam 3'ün %80-90'ını oluşturuyor.
Sektörel ağırlık dağılımı tipik olarak şöyle:
İmalat sektörü: Satın alınan mal ve hizmetler (Kategori 1) ve kullanılan ürünlerin işlenmesi (Kategori 10) genellikle dominant. Hammadde tedarikçilerinin emisyon yoğunluğu belirleyici.
Finansal hizmetler: Yatırımlar (Kategori 15) — portföy şirketlerinin emisyonları. PCAF (Partnership for Carbon Accounting Financials) bu kategorinin metodolojisini standartlaştırıyor.
Tüketim malları: Satılan ürünlerin kullanımı (Kategori 11) ve kullanım sonu işleme (Kategori 12). Ürün tasarımı azaltım stratejisinin merkezine giriyor.
Ölçüm Yaklaşımları: Harcama Temelli vs. Faaliyet Temelli

Kapsam 3 hesaplaması için iki temel yaklaşım var, her birinin farklı doğruluk ve kaynak gereksinimleri söz konusu:
Harcama temelli yaklaşım (spend-based): Tedarikçiye yapılan harcama x sektörel emisyon yoğunluğu faktörü. Hızlı ve kapsamlı başlangıç sağlar; EEIO (Environmentally Extended Input-Output) veritabanları bu hesaplamayı mümkün kılıyor. Ancak doğruluğu sınırlı — sektör ortalaması, gerçek tedarikçi verisinden önemli ölçüde sapabilir. Ekologikal geçiş yapmış tedarikçiyle kirli tedarikçiyi aynı katsayıyla hesaplamak, azaltım teşvikini öldürür.
Faaliyet temelli yaklaşım (activity-based): Tedarikçiden gerçek aktivite verisi (enerji tüketimi, hammadde miktarı, taşıma mesafesi vb.) toplanır, emisyon faktörleriyle çarpılır. Çok daha doğru ama veri toplama kapasitesi, tedarikçi işbirliği ve zaman gerektiriyor.
Pratik strateji: Harcama temelli hesaplamayla başla, öncelikli kategorilerde tedarikçi bazlı veri toplama programına geç. Bu geçiş, hem doğruluğu artırır hem tedarikçi yönetiminde somut bir kaldıraç oluşturur.
Tedarikçi Etkileşim Programları: Veri Toplamadan Azaltıma
Kapsam 3'ün azaltılması büyük ölçüde tedarikçilerin azalmasına bağlı. Bu gerçeklik, karbon yönetimini tedarik zinciri yönetimiyle kesiştirir.
CDP Supply Chain programı bu kesişimi operasyonelleştiriyor: Program kapsamında büyük alıcılar (Apple, Microsoft, Walmart gibi) tedarikçilerine CDP anketini gönderiyor, emisyon verisi ve azaltım hedeflerini raporlama zorunluluğu getiriyor. 2024 itibarıyla program 23.000'den fazla tedarikçiyi kapsıyor.
Türk tedarikçiler için bu programın pratiği: AB'deki büyük müşterilerden benzer veri talepleri geliyor ve bu talepler hızla sözleşme kriteri haline dönüşüyor. "Karbon verinizi paylaşın" isteği bugün niyet beyanı; 2-3 yıl içinde ihale önkoşulu olacak.
SBTi Hedefleri ve Kapsam 3 Yükümlülüğü
Science Based Targets initiative (SBTi), Paris Anlaşması ile uyumlu emisyon azaltım hedeflerini doğrulayan uluslararası platformdur. SBTi standartlarına göre büyük şirketler için Kapsam 3, toplam emisyonun %40'ını aşıyorsa (ki çoğu kurumda aşıyor), Kapsam 3 hedefi de zorunlu. Net Sıfır standardı ise değer zincirinin tamamında yakın sıfır dönüşümü gerektiriyor.
Bu yükümlülük, Kapsam 3 ölçümünü "iyi niyet" kategorisinden çıkarıp stratejik taahhüt kategorisine sokuyor.
Kapsam 3 emisyon envanteri oluşturma, tedarikçi veri toplama programı ve SBTi hedef belirleme süreci için danışmanlık hizmetlerimizden yararlanabilirsiniz.