Kocaeli'deki bir otomotiv yan sanayi tesisinde, 2024'ün son çeyreğinde meydana gelen iş kazası raporu, yönetim kurulu toplantısına damga vurdu: “Bizim tesisimizde 15 yıldır kaza yok, neden şimdi oldu?” Aslında 15 yıl değil, 3 yıl önce de vardı; sadece raporlanmamıştı. Çünkü İSG kültürü, “kaza yoksa sorun yok” demek değil; “kaza var ama normalleştiriyoruz” demektir. Bu ayrımı görmeyen kurumlar, Türkiye'deki üretim sektöründe oldukça yaygın.

Kaza Değil, Kültür Kazası
ISO 45001, iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemi için uluslararası çerçevedir. Türkiye'de bu standardı uygulayan kurum sayısı her geçen yıl artıyor. Ancak sertifika almak ile sistem kurmak Arasında derin bir fark var. Sistem kurulduktan sonra, “kültür” oluşuyor mu? İşte asıl soru orada.
Sahada sık karşılaştığımız tablo: Tesis, ISO 45001 sertifikası aldığında güvenlik kültürü oluştu sanıyor. Ama aslında sadece evrak dolabı oluşmuş. Risk değerlendirmeleri, kaza bildirimleri, düzeltici aksiyonlar — hepsi kağıt üzerinde. Çünkü İSG uzmanı, “sistemi kurduk, bitti” sanıyor; operasyon ise “evrak arşivlendi, bitti” sanıyor.
Bu konuda tekrarlayan bir yanılgı var: “İSG, sadece büyük tesislerin meselesi.” Oysa KOBİ'lerdeki üretim tesislerinde kaza sıklığı, büyük ölçekli kurumlara göre orantılı olarak daha yüksek. Çünkü kaynak yetersizliği, eğitim eksikliği ve denetim yetersizliği gibi faktörler bir araya geliyor.
Üç Kültürel Kırılma Noktası
1. Liderlik ve İkna
İSG kültürü, CEO'nun “konuştuğu” kadar değil; CEO'nun “hissettiği” kadar. Üretim müdürü, vardiya amiri, hatta tezgâhtarın güvenlik algısı, farklı bir düzeyde. Liderlik, “maliyet değil, öncelik” mesajı vermiyorsa; kültür oluşmuyor.
2. Kaynak ve Önceliklendirme
İSG bütçesi, genellikle “kaza olduktan sonra” kullanılıyor. Önleyici yatırım (makine koruma, eğitim, simülasyon) için bütçe ayrılmıyor. Çünkü bu yatırımın geri dönüşü, doğrudan satışa yansımıyor. CFO'nun masasında “maliyet” olarak görülüyor.
3. Denetim ve Geri Bildirim
Kaza bildirimi yapılıyor ama “ne öğrendik” sorusu sorulmuyor. Kök neden analizi, tekrarlanan risk değerlendirmesi gibi sistematik öğrenme döngüsü yok. Aynı hata, farklı yerlerde, farklı şekillerde tekrarlanıyor.
Yönetim Kurulunun Sorması Gereken 4 Soru
1. Son iş kazamızdan sonra, kök neden analizi hangi komitede ne zaman ele alındı?
2. İSG bütçemiz, önleyici yatırıma mı yoksa sadece reaktif Harcama mı?
3. Vardiya amiri ve tezgâhtar seviyesindeki İSG algısı, yılda kaç kez ölçüyoruz?
4. Kaza bildirim sistemimiz, operasyonel iyileştirme döngüsüyle mi bağlantılı?
Sahadan Notlar
Kurumları incelerken tekrarlayan birkaç yapısal sorunla karşılaşıyoruz: Üretim direktörü, İSG'yi “sigorta” olarak görüyor; CFO ise “maliyet” olarak. İkisi aynı masada oturmadığında, çünkü biri sigorta primini düşürürken (uzun vadede), diğeri ise kaza maliyetini (hemen hemşehrde). Bu konuda tekrarlayan bir yanılgı var: “İSG, sadece tehlikeli sektörlerin meselesi.” Oysa her üretim tesisinde, farklı risk profili var ama temel mekanizmalar aynı.
İSG yönetim sistemi kurulumu, risk kültürü değerlendirmesi ve önleyici yatırım stratejinizin oluşturulması için danışmanlık hizmetlerimizden yararlanabilirsiniz.