ILO'nun 2022 verilerine göre dünyada 160 milyonun üzerinde çocuk işçi ve 28 milyona yakın zorla çalıştırılan birey var. Bu rakamların büyük bölümü küresel tedarik zincirlerine, özellikle tarım, tekstil, maden ve inşaat sektörlerine dağılmış durumda. Türk şirketleri için bu sorun ikili bir baskı oluşturuyor: Hem kendi değer zincirlerinde bu riskleri yönetmek, hem de AB alıcılarının durum tespiti yükümlülükleri kapsamında kaynak belgesi sağlamak.

Bu konuyu yönetim gündemine taşımanın önündeki en büyük engel, riskin görünmez olmasıdır. Çocuk işçiliği ve zorla çalıştırma vakalarının büyük çoğunluğu, şirketin doğrudan ilişki kurduğu tier-1 tedarikçide değil, alt kademelerde yaşanıyor. Ve bu alt kademeler çoğunlukla haritalanmamış.
Risk Nerede Yoğunlaşıyor?
Tarihsel bulgular ve sektörel risk endeksleri (Maplecroft, Know The Chain), çocuk işçiliği ve zorla çalıştırma riskini belirli sektör-ülke kesişimlerinde yoğunlaştırıyor:
Tarım ve tarım-gıda: Mevsimlik hasat dönemlerinde çocuk işçiliği riski özellikle yüksek. Türkiye'nin Güneydoğu illerinde tarımsal üretimde göçmen ve mevsimlik işçi koşulları, sektörün en hassas alanı. ECPAT ve ILO raporları bu konuyu düzenli olarak belgeliyor.
Tekstil alt yüklenicileri: Ana fabrika denetimi geçiyor, alt yüklenici ev atölyelerine iş taşıyor — ve bu atölyelerde koşullar standartlardan çok uzak olabiliyor. Özellikle Suriyeli mülteci işçilerin yoğun olduğu alt tedarik zinciri segmentleri risk odağı oluşturuyor.
İnşaat: Alt yüklenici zincirinin uzunluğu ve çalışma koşullarının denetlenmesindeki güçlük, inşaat sektörünü hem çocuk işçiliği hem zorla çalıştırma açısından yüksek riskli kılıyor.
Durum Tespiti Metodolojisi: Pratik Adımlar

OECD Durum Tespiti Rehberi ve UN Guiding Principles on Business and Human Rights çerçevesinde çocuk işçiliği ve zorla çalıştırma riskine yönelik durum tespiti beş adımda gerçekleşiyor:
1. Risk haritalaması: Sektör ve coğrafya bazında yüksek riskli tedarik segmentlerinin belirlenmesi. Know The Chain, Maplecroft ve ILO sektörel risk endeksleri bu aşamada güçlü araçlar sunuyor.
2. Tedarikçi anketi ve belgelendirme: Yüksek riskli segmentlerde tedarikçilerden yaş doğrulama prosedürü, istihdamın belgesi ve ücret ödeme kayıtları talep edilmesi.
3. Saha doğrulama: Anket verisi yeterli değil; yüksek riskli lokasyonlarda habersiz sahaya inme veya güvenilir üçüncü taraf denetimi. İşçilerle gizli görüşme protokolü şart.
4. Çözüm mekanizmaları: Vaka tespit edildiğinde ne yapılacağı önceden planlanmış olmalı. Ani ilişki kesme çocuk işçileri daha kötü koşullara itebilir. Uluslararası alanda kabul gören yaklaşım, tedarikçiyle birlikte çalışarak çözüm üretmek; defalık ihlalde ise ilişkiyi sonlandırmak.
5. Şikayet mekanizması: İşçilerin anonim biçimde bildirim yapabildiği, misillemeye karşı korumalı kanal.
Mevzuat Baskısı Büyüyor
ABD'nin Zorla Çalışma Önleme Yasası (UFLPA), Sincan kaynaklı ürünleri zorla çalıştırmayla bağlantılı kabul ederek ABD gümrüğünde bloke ediyor. Fransa'nın Devoir de Vigilance ve Almanya'nın LkSG yasası benzer zorunluluklar getiriyor. AB'nin gelecekteki "Zorla Çalışmaya Dayalı Ürünleri Yasaklama" tüzüğü, piyasaya giriş engelini doğrudan tedarik zinciri koşullarına bağlıyor.
Bu mevzuat dalgası karşısında "biz bilmiyorduk" savunması artık hukuki ve itibar koruması sağlamıyor.
Tedarik zinciri insan hakları risk haritalaması, durum tespiti programı tasarımı ve sosyal uyum dokümantasyonu için danışmanlık hizmetlerimizden yararlanabilirsiniz.